yorum: Goblİn (Kore Dİzİlerİm)

ağlarsan gök düşer yere!


Ladies and gentlemen!

Uzun süredir hakkında çılgınlar gibi yazmak istediğim, harika bir diziyle karşınızdayım. “Goblin” adında bir minnoş Kore dizisi. Evet yine Kore… Evet romantik-komedi… haklısınız… tamam, evet takıntılıyım. Artık diziye geçelim mi? Tamam.

Gençler şunu söyleyeyim: Tüm listelerimi alt üst etti bu dizi benim. BOF yine tartışmasız, biriciğim ama “Goblin” geri kalan tüm favorilerimi solladı. Konusuna bir ufak değinecek olursam, dizi zor bir hayatı olan liseli kızımızın beyaz atlı prensiyle (daha doğrusu kara kılıçlı gobliniyle) tanışması itibariyle çalkalanan hayatını anlatıyor. Uzun süredir bu kadar içten güldüğüm, harika sahnelerini cımbızlamak için büyük çaba harcamadığım, çünkü zaten her dakikası müthiş olan bu minnoş diziyi şiddetle tavsiye ediyorum. Ba-yıl-dım.

Ettiğim o büyük sözü milyonuncu kez çiğniyorum. Neden mi? Çünkü dizim fantastik arkadaşlar. Bu itirafımı da beyan ettiğime göre, son bir şeyden daha bahsedip asla unutmayacağım karelerden birini size taktim edeyim. Gong Yoo. Beni benden aldı. Çok başarılı bir oyunculuğu var. Coffee Prince dizisini de sırf onun hatırına izlemiştim. Hayranlarına duyurulur! 




için üşüyünce dışın kara durur